Icerige gec

Kilo Alma & Kas Artışı

Yeme Bozukluklarında Beslenme: Anoreksiya, Bulimiya, Ortoreksiya

Gizem Karagoz
Post cover image

Yeme bozuklukları; sadece “az yemek” ya da “çok yemek” gibi görünen davranışların ötesinde, beden algısı, duygu düzenleme, kontrol ihtiyacı, stres ve benlik saygısı gibi birçok faktörle ilişkili, tıbbi ve psikolojik boyutu olan önemli rahatsızlıklardır. Genellikle ergenlik döneminde başlasa da her yaşta görülebilir. Toplumda daha sık kadınlarla ilişkilendirilse de erkeklerde de yeme bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu nedenle yeme bozukluklarını yalnızca “irade” veya “kişilik özelliği” gibi görmek doğru değildir; yeme bozuklukları profesyonel destek gerektiren sağlık durumlarıdır.

Bu sayfada; bulimiya nervoza, anoreksiya nervoza, ortoreksiya nervoza, gece yeme sendromu ve tepkisel (duygusal) yeme gibi başlıklarda, beslenme yaklaşımının temel amaçlarını ve destek sürecinin nasıl ilerlediğini anlatıyoruz. (Tanı ve tedavi planı, mutlaka psikiyatri/psikolog ve diyetisyen iş birliğiyle kişiye özel yapılmalıdır.)


Yeme Bozuklukları Neden Önemlidir?

Yeme bozuklukları tedavi edilmediğinde; hormonal düzensizlikler, kalp ritim sorunları, kemik yoğunluğu kaybı, elektrolit dengesizlikleri, sindirim problemleri, bağışıklık zayıflaması ve psikolojik şikâyetlerde artış gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden erken fark etmek, doğru değerlendirme yapmak ve profesyonel destek almak çok önemlidir.


Beslenme Tedavisinin Temel Hedefleri

Yeme bozukluklarında beslenme tedavisinin amacı “sadece kilo almak/vermek” değildir. Asıl hedef; yeme düzenini normalize etmek, bedenin açlık-tokluk sinyallerini yeniden kurmak, besinlerle olan korku/kaçınma ilişkisini azaltmak ve kişinin günlük hayatını sürdürebileceği bir beslenme ritmi oluşturmaktır.

Beslenme yaklaşımı genellikle şu başlıklarda ilerler:

  • Düzenli öğün planı oluşturmak (ana öğün + gerekirse ara öğün)

  • Yasaklı besin yaklaşımını azaltıp esnekliği artırmak

  • Kan şekeri dalgalanmalarını azaltacak dengeyi kurmak (protein-lif-yağ)

  • Yetersiz beslenme varsa enerji, protein ve mikrobesin açığını kapatmak

  • Yeme davranışındaki tetikleyicileri (stres, kaygı, sosyal ortam, beden algısı) fark etmek


Bulimiya Nervoza ve Beslenme

Bulimiya nervozada kişi, genellikle kontrol kaybı hissiyle tıkınırcasına yeme atakları yaşayabilir ve ardından telafi edici davranışlar (kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz, uzun açlık gibi) görülebilir. Beslenme tedavisinde amaç, bu “atak-telafi” döngüsünü kırmaktır.

Burada en güçlü araç çoğu zaman öğün atlamamak ve gün içinde yeterli enerji-protein almak olur. Çünkü uzun açlıklar; fiziksel açlığı büyütür, zihinsel yeme düşüncelerini artırır ve atak riskini yükseltebilir. Düzenli bir öğün planı kurulduğunda, atakların sıklığı ve şiddeti çoğu kişide zamanla azalabilir.


Anoreksiya Nervoza ve Beslenme

Anoreksiya nervozada genellikle kilo alma korkusu, beden algısında bozulma ve enerji alımında ciddi kısıtlama görülür. Bu tabloda beslenme tedavisi; güvenli bir şekilde enerji alımını artırmayı, kilo kaybı ve yetersiz beslenmenin oluşturduğu riskleri yönetmeyi hedefler.

Anoreksiya sürecinde beslenme planı rastgele artırılmaz; kişinin tıbbi durumu, kan değerleri ve riskleri değerlendirilerek adım adım ilerlenir. Bazı durumlarda tıbbi takip ve multidisipliner ekip desteği (hekim + psikiyatri/psikolog + diyetisyen) gerekebilir.


Ortoreksiya Nervoza ve Beslenme

Ortoreksiya nervoza; “sağlıklı beslenme” hedefinin aşırıya kaçıp, kişinin hayatını kısıtlayan bir obsesyona dönüşmesiyle karakterizedir. Kişi “temiz” veya “doğru” kabul ettiği besinler dışında yemekten yoğun kaygı duyabilir, sosyal ortamlardan kaçınabilir ve beslenme giderek daha dar bir listeye sıkışabilir.

Bu tabloda beslenme yaklaşımı; “mükemmel diyet” aramayı bırakıp esnekliği artırmaya, besinleri “iyi-kötü” diye keskin ayırmaktan uzaklaşmaya ve sosyal yaşamla uyumlu bir düzen kurmaya odaklanır. Amaç sağlıklı beslenmeyi bırakmak değil; sağlıklı beslenmeyi sürdürülebilir ve psikolojik olarak güvenli hale getirmektir.


Gece Yeme Sendromu ve Beslenme

Gece yeme sendromunda kişi, akşam/gece saatlerinde artan iştahla gece uyanıp yeme, yatmadan önce yoğun yeme isteği veya gün içinde az yiyip akşam kontrol kaybı yaşayabilir. Bu durum uyku kalitesini de bozabildiği için hem iştah hem metabolik düzen daha da zorlanabilir.

Beslenme tedavisinde ilk hedef genellikle gün içine yayılan düzenli öğün ritmi kurmaktır. Gün boyu çok az yiyip akşam yüklenmek yerine; gün içinde yeterli protein-lif alımı sağlandığında gece yeme isteği birçok kişide azalabilir. Ayrıca uyku hijyeni ve stres yönetimi de bu tabloda önemli parçalardır.


Tepkisel (Duygusal) Yeme ve Beslenme

Tepkisel yeme; açlıktan çok duygu durumuna (stres, kaygı, sıkılma, yalnızlık) yanıt olarak yeme davranışıdır. Burada hedef “irade”yi zorlamak değil; tetikleyicileri fark etmek ve alternatif baş etme yolları geliştirmektir.

Beslenme tarafında en işe yarayan yaklaşım genellikle şudur: Gün içinde kan şekeri dalgalanmalarını azaltacak dengeli öğünler kurmak, öğün atlamamak ve “yasak” döngüsünü kırmak. Çünkü yasaklar çoğu zaman zihinsel yeme baskısını artırabilir.


Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden profesyonel destek önemlidir:

  • Hızlı kilo kaybı veya kilo artışı

  • Kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz gibi telafi davranışları

  • Yemekle ilgili yoğun kaygı, sosyal ortamlarda yemekten kaçınma

  • Bayılma, çarpıntı, ciddi halsizlik, adet düzensizliği

  • Yemek düşüncesinin günün büyük kısmını kaplaması

Yeme bozuklukları tedavisinde en etkili yaklaşım çoğu zaman psikolojik destek + beslenme tedavisinin birlikte ilerlemesidir.


Kısa Not

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Yeme bozukluklarında tanı ve tedavi bireyseldir; tıbbi riskler açısından hekim değerlendirmesi gerekebilir.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel sağlık planınız için mutlaka uzman diyetisyene danışınız.

Yorumlar

Deneyimlerinizi paylaşın; ad ve e-posta zorunludur, yorumlar onay sonrası yayınlanır.

0 yorum
Yorumlar yükleniyor...

İlgili Bloglar

Aynı kategoriden yazılar

Tüm yazılar